Geçmişten Günümüze Türk Kahvesi
26 Kasım 2020 Perşembe
0

Geçmişten Günümüze Türk Kahvesi

En derin, en koyu sohbetlerimizin şahidi olan kahveler hayatımızın önemli bir yerini kaplamaktadır. Kahve denildiğinde kimi insanın aklına sabah rutini, kimi insanın aklına sonu görünmeyen sohbetler kimi insanın aklına ise bir tür bağımlılık gelebilir. Günümüzde neredeyse sevmeyeni bulunmayan kahve her türden lezzeti ile her yaştan kişiye sevdirir kendini. Kokusu, tadı ve bizlere yaşattığı hazzı ile kahve vazgeçilmezimiz haline gelmiştir. Peki kahve içiminde önemli olan nedir? İyi bir kahveyi nasıl anlarız? Bu ve bunun gibi sorulabilecek birçok soru vardır. Tadıyla kokusuyla iyisinin kötüsünün farkına varmaya çalıştığımız kahveler geçmişten bugüne bir gelenek haline bile gelmiştir. Türk kahvesi öylesine bir içecek değildir. Geçmişten bugünlere belli bir kültürle aktarılmış, aynı zamanda en mutu günlerimizin de şahidi olmuştur. En samimi sohbetlerimizden bayram ziyaretlerine, kız isteme günüde aşkla içtiğimiz kahveden kırk yıllık hatırlara kadar uzar Türk kahvesinin öyküsü. Peki nereden gelmiştir bu kırk yıl mevzusu? Bir fincan kahvenin neden kırk yıllık hatırı vardır bilen var mı?

Bir Fincan Kahvenin Kırk Yıllık Hatırı Vardır:

Türk kahvesini içtiğimiz her yudumda o meşhur söz gelir aklımıza. ‘’Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var’’ deriz en sevdiklerimize. Peki bu sözün gerçek hikayesini bilen kaç kişiyiz? Gelin İstanbul’da geçen bu eşsiz hikayeyi hep birlikte öğrenelim.

Vakti zamanında İstanbul da bir yemiş iskelesinde bir kahveci varmış. Günlerden bir gün bu kahvecinin mekanına bir yeniçeri gelir ve şöyle der ‘’Hey arkadaş! Bütün müşterilerine birer kahve yap da lakin şu kafire yapma der (Köşede oturan Rum kaptanı göstererek). Kahveci herkese kahve yapıp verdikten sonra iki kahve alıp Rum’un yanına gider ve oturur. ‘’Biz de seninle içelim’’ der. Yeniçeri ‘’Heeyy! Ben sana o kafire kahve yapma demedim mi?’’ diye çıkışınca kahveci ‘’Kaptana yapmış olduğum kahve senden değil ocaktandır’’ der. Aradan biraz zaman geçer ve Sisam Adası’nda büyük bir isyan çıkar. O zamanların Üsküdarlı kahvecisi de Yeniçeri ocağında kayıtlı asker olduğu için adaya gönderilmiş ve burada esir düşmüştür. Sisam’da asi Rumlar, ele geçirdikleri Türk esirleri meydanın birinde müzayede ile satmaktadırlar. Yemiş İskelesinin kahvecisi de esirler ile birlikte o meydan da satılığa çıkarılmıştır. İstekliler esirlerin karşısına geçip beklemeye durmuşlarken, tepeden tırnağa silahlı bir Rum gelir. İlk başta bir paradan başlayan müzayede on paraya kadar çıkmıştır. Sıra kahveciye gelince silahlı adam ‘’Beş kuruş’’ diye bağırmaya başlar. Arttıran biri çıkmayınca esiri alıp şehirden çıkarır. Kahveci, ‘’Beni beş kuruşa aldığına göre kim bilir ne gibi işkenceler ile öldürecek’’? diye düşünür. O silahlı Rum ıssızca bir yerde ‘’Korkma! Sen beni tanımadın ama ben seni tanıdım. Hani bir yeniçeri bana hakaret ettiği zaman sen onu dinlemeyip bana kahve ikram eden Yemiş İskelesi’ndeki kahveci değil misin’’? der ve kucaklaşırlar. İşte bir fincan kahvenin hatırı orada gömülmüştür.

İşte bizleri hiçbir anımızda yalnız bırakmayan kahvelerimizin hikayesi de bu şekilde. Hikayesi böylesine derin olan Türk kahvesi söz konusu olduğunda en iyisi ve en lezzetlisini içmek istiyoruz. Peki kahvenin iyisi nasıl anlaşılır ki?

Türk kahvesinin kalitesi denildiği zaman akla ilk gelen şey çekirdek olur. Kahvenin kendi çekirdekleri kavrulma aşamasındayken, kahve aroması yoğunlaşır fakat kafein miktarı da düşer. Bunu göz önünde bulunduracak olursak kahvenin kalitesini ve tadını belirleyen en önemli etken çekirdektir diyebiliriz. Kahvenizi satın aldıktan sonra iyi olup olmadığını anlamak için küçük bir deney uygulayabilirsiniz. Soğuk su ile dolu bir bardağın içerisine 1 tatlı kaşığı kahve eklemelisiniz. Bu işlemi gerçekleştirdikten hemen sonra kahvenin tozu suyun yüzeyinde kalıyorsa o kahveyi keyifle içebilirsiniz. Kahveniz dibe çökmüş ise bilin ki içerisinde katkı maddeleri bulunuyor demektir. İyi bir Türk kahvesi içiminde hiçbir şeye ihtiyaç duymazsınız. Bu cümleyi biraz daha açmak gerekir ise şeker, süt gibi fazladan şeylere ihtiyaç duymamanız gerekir. Bu gibi şeylere ihtiyaç duymamanız demek kaliteli bir kahve içtiğiniz anlamına gelir.

 

 

Atlantik Coffee

Yayınlanma: 26 Kasım 2020 Perşembe ~ 26 Kasım 2020 Perşembe

Bu blog yazısı için henüz yorum yapılmamış.
Yorum yazın
Değerlendirme